Öncelikle uyarıyorum ki bu oyun kesinlikle bağımlılık yaratabilir. Ben bağımlısıyım. Serkan911 şahittir, tüm gece 1 bölümü geçmek için uğraşmıştım ve sabah sınavım vardı. 
Japon çizgi filminden uyarlama anime bir oyun...Oni'nin hikayesi 2032'de geçiyor. Oyunda Konoko'yu canlandırıyorsunuz; dünyanın başındaki kişiler arasındaki yozlaşmayı hemen fark eden, insanlığın yok olmasını önlemek ve kendi kimliğinin sırrını ortaya çıkarmak zorunda olan ve TCTF için çalışan bir bayan görevli. Bu mor saçlı bayan kahraman için bunların hepsi bir günlük iş. Hikaye, metin notlarının yanı sıra kısa oyun arası diyalogları sayesinde daha iyi anlaşılıyor.

Diyaloglar şaşırtıcı bir şekilde konuşan karakterlerin yakın çekim portreleri ile sunuluyor. Oni'nin asıl çekici yanı fiziksel temasın bol olduğu muhteşem dövüş sistemi. Birçok çeşit tekme ve yumruk ve bunların yanı sıra rakibinizin arkasına isabet edecek patlayıcı kombinasyonlar bulunmakta. Ben en çok "Ay Hareketi"ni seviyorum. Yeterince gaddar bir stili olduğunu söyleyebilirim ki kahramanımız gerçekten kendine has tekniklere sahip bu dövüş konusunda. Klişenin, abartının dışında kalan bir teknik bu...Oyun ilerledikçe Konoko, repertuarına eklemek için yeni hareketler ve kombinasyonlar da öğreniyor(neck-breaker, devil spin kick, vb.) Belki de bu dövüşün en iyi yanı kombinasyonların oluşturduğu akıcılıktır. Karakter animasyonları ve kombinasyonlar hiçbir şekilde kesintiye uğramamış.
Dövüş becerilerinin yanı sıra Konoko'nun silah deposu var ve bunların içinde geleneksel olan tabanca, makineli tüfek, plazma silahları ve el bombası fırlatıcı bulunmakta. Konoko'nun sadece bir silah taşıyabilir olabilmesi çok ilginç. Buna, cephanenin genelde az olduğunu da eklerseniz, Oni'nin sadece o muhteşem fiziksel temasa dayalı dövüşü içerdiğini değil, ayrıca bu dövüşe bel bağlamanızı istediğini anlamanız pek uzun sürmeyecektir. Bu, silahların yerde bırakıldıkları zaman, zaman geçtikçe gizemli bir şekilde ortadan kaybolmalarıyla çok daha kolay anlaşılıyor.

Ne yazık ki, Oni'de keskin silahlar bulunmamakta; fakat dövüş gerçekten de çok parlak ve uzun menzilli silahlar sizi oyun boyunca yeteri kadar iyi idare ediyor. Dövüşün ilk baştaki şokunu atlattıktan sonra Oni hemen yeri kazarak dibe gidiyor. Peki nereden başlanacak? Görünüşe göre seviyeler profesyonel mimarlar tarafından tasarlanmış; fakat bence bunlar profesyonel depo mimarları ya da öyle bir şey, çünkü oyundaki mekanlar genellikle sayısız merdiven ve kapı içeren ve ara sıra daha küçük bir odanın eklendiği büyük, boş, dikdörtgen alanlar.Çok çabuk kaybolabiliyor, çıkış kapısını saatlerce arayarak çıldıracak konuma gelebiliyorsunuz. (Ki bir bölümünde tüm gece sol çıkış kapısını aradım ve en sonunda çatının en uç köşesinin iyi gizlenmiş bir tarafında küçük basamaklara rastladım. O an derin bir oohhh çekmiştim

)
Oni'nin ara sıra zorlu havaalanı görevi gibi etkileyici seviyelerle karşımıza çıkıyor; fakat genel olarak seviye düzeni oyun manyakları için bir ihtimalle yetersiz kalabilir.
Seviyelerin çoğu güvenlikten kaçmak için bilgisayar terminallerini kullanarak açılan kilitli kapıları içeriyor. Oyunun sonraki bölümlerinde bu düzen değişiyor ve artık kilitli bir kapıyı açabilmeniz için birden fazla bilgisayar terminalini kullanmanız gerekiyor. Tabi bir terminalden diğerine koşarken dayak yiyebileceğinizi de bilmeniz gerek. Çok şükür ki, sağlığınızın bir bölümünü geri kazanmanızı sağlayan sağlık karışımları sizin için uygun bir yerlere bırakılmış oluyor.
Grafik olarak inceleyecek olursak, bazı ufak tefek sorunun haricinde bence büyütülecek bir durum yok.Sadece düşmanı fırlatarak, arada bir beton duvarın içinden geçirdiğimi hatırlıyorum.

Konoko'nun fırlatmalarından birini gerçekleştiriyordum ve sanırım merdivenin duvarına biraz fazla yaklaştım. Bir de, düşmanı yere serdiğiniz zaman sanki bir beyin sarsıntısı geçirmiş gibi yere düşüyor. Hiçbir şekilde kıvranmıyor; orada birkaç saniye kalıp ikinci raund'a hazır bir şekilde tekrar ayağa kalkıyor, bu bana çok komik gelen bir diğer ayrıntı.
Eleştirmenlerin, Oni için çekilen tanıtım filmlerinde ve yazılan eleştirilerde grafikleri övdüğünü gördüm. Çooook mükemmel olmasa da birçok oyuna bin basar diyebilirim.
Oni'nin kontrolleri bir first-person shooter'dakilere benzer. Mouse'u, yön vermek, tekme ve yumruk atmak için; WASD tuşlarını(solaklar için OKL tuşları) Konoko'yu dolaştırmak için; birkaç farklı tuşu da atlatma, çömelme ve silahlanma gibi farklı fonksiyonlar için kullanacaksınız. Burada zorlandığım durum, klavye düzeninin önceden ayarlanmış ve kontrollerin hiçbir şekilde tekrardan düzenlenemez olmasıdır.(solak olduğum için başıma geliyor tüm bunlar

) Menü sistemine niye böyle bir özelliğin koyulmamış olması beni aşar. Mouse hassasiyeti gibi temel unsurları bile ayarlayamıyorsunuz. Fakat third-person action oyunlarına sık sık dert olan kamera açıları, beklediğimin tersine, Oni'de çok fazla problem yaratmadı. Kameranın araya girdiği durumlar oldu ama genel olarak kamera hareketlerinden memnun kaldım.
Oni birkaç yönden sinir bozucu.. Atlama sahneleri can sıkıcı; çünkü Konoko'nun bir koşu başlangıcına hazırlanması bir dakika alıyor. Gizli hareketi kullanarak bekçilere sinsice yaklaşabilirsiniz; fakat bu özellik çok az kullanılmakta. Oni bir görevin belli noktalarında oyununuzu otomatik olarak save ediyor; fakat her istediğinizde oyunu save etmeniz imkansız. Bu asıl ilerdeki seviyelerde can sıkıcı oluyor; çünkü bu seviyeler daha uzun ve çok daha zor. Bir save noktasından bir ya da iki kapı önce ölürseniz büyük alanları tekrar ve tekrar oynayabilirsiniz. Daha sonraki seviyelerde aynı anda, neredeyse her zaman, birden çok düşmanla karşı karşıya geleceksiniz ve bunlardan en az bir tanesini uzun menzilli bir silah taşıyor olacaktır. Ama yine de bunlar beni yıldırmaya yetmedi.. Şu an hala roof bölümünde 3. çatıdan atlama kısmını başaramamış olsam da biliyorum ki bir gün başaracağım

Oyun tanıtımı
http://www.youtube.com/v/0UJ8KjdfmbUBölüm geçişlerinde görevler (tanıtım)
http://www.youtube.com/v/B6So5OCUrd8&autoplay=1Uyarlama anime görüntüleri
http://www.youtube.com/v/AZVjzx6qMYw