+ Gothic Metal Müzik Videoları Korku Resimleri Büyü Cin Din Kültür Sanat Metafizik Kriminoloji  » Büyü & Cin & Din » İnanç Sistemleri
 Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

Yolcu Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Ana Sayfa Yardım Son Mesajlar Foto Galeri Flash Oyun Sitemap Trene Bin Kayıt
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan  (Okunma Sayısı 210 defa) Seçenekler Arama
0 Yolcu ve 1 Kaçak Yolcu konuyu incelemekte.
« aktif: 31 Ağustos 2008, 16:35:08 »
Remphin
[Serkan911]
*



21618
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 28534

Follow Me


WWW
Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan



Kutlu ay Ramazan geldi. Bu akşam ilk teravih namazı kılınacak.


Bakara, 183 - "Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Ola ki sakınıp korunursunuz "

Bakara, 184 - "Sayılı günlerdir. Sizden kim o günlerde hasta veya yolcu olur da oruç tutmazsa, başka günlerde kaza eder. Oruç tutmaya takati yetmeyenlere ise, her gün için bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermek gerekir. Kim kendi isteğiyle fazladan hayır yaparsa, bu, kendisi için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır."

Bakara, 185 - "O sayılı günler, Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve hakkı batıldan ayırmayı açıklayan Kur'an, bu ayda indirildi. Sizden kim o aya erişirse, onu oruçla geçirsin. Kim hasta veya yolculukta olur da oruç tutamazsa, başka günlerde kaza eder. ALLAH size kolaylık diler, size zorluk dilemez. Ki böylece sayıyı tamamlayasınız, sizi doğru yola ilettiği için ALLAH'ı yüceltesiniz ve şükredesiniz."

Bakara, 186 - "Eğer kullarım Beni senden sorarlarsa, şüphesiz ki Ben, çok yakınım. Bana dua ettiğinde, dua edenin duasını kabul ederim. O halde Benim emrime uysunlar ve Bana iman etsinler ki doğru yola gidebilsinler."

Bakara, 187- "Oruç tuttuğunuz günlerin gecelerinde hanımlarınıza yaklaşmanız size helal kılındı. Onlar sizin elbisenizdir. Siz de onların elbisesisiniz ALLAH sizin nefislerinize zulmettiğinizi bildi. Bunun üzerine tevbenizi kabul edip sizi bağışladı. Şimdi artık onlara yaklaşın. ALLAH'ın size farz kıldığını talep edin. Fecirde beyaz iplik siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yeyin, için. Sonra orucunuzu geceye kadar devam ettirin. Mescidlerde itikâfta iken de hanımlarınıza yaklaşmayın. Bunlar, ALLAH'ın koyduğu sınırlardır. Bunlara yaklaşmayın. ALLAH insanlara ayetlerini işte böyle açıklar ki, O'ndan korksunlar."



3082 - Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor : "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki : "Ademoğlunun her ameli katlanır. (Zira Cenab-ı Hakk'ın bu husustaki sünneti şudur : ) Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar. Allah Teâla Hazretleri (bir hadis-i kudside) şöyle buyurmuştur: "Oruç bu kaideden hariçtir. Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükâfaatlandıracağım. Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terketti."

"Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir. Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur.''


3083 - Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur: "Oruç perdedir. Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın. Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa "ben oruçluyum!'' desin (ve ona bulaşmasın).''

Buhari, Savm 2, 9, Libas 78 ; Müslim, Sıyâm 164 (1151) ; Muvatta, Sıyâm 58, (1, 310) ; Ebu Dâvud, Savm 25 (2363); Tirmizi, Savm 55, (764); Nesâi, Sıyâm 41, (2, 160-161); İbnu Mâce, Sıyam 1, (1638), Edeb 58, (3823).

3084 - Yine Ebu Hüreyıe (radıyallahu anh) anlatıyor : "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar.''

Tirmizi, Cihâd 3, (1624).



Ramazan Orucu Hakkında Genel

* Oruç , ikinci fecirden güneşin batışına kadar insanın kendisini ALLAH'ın bir emri olduğundan ötürü ve sonuçta ALLAH'ın rızasını kazanma amacıyla, yemek içmek ve cinsel ilişkiden alıkoyması demektir.

* Oruç kelimesinin anlamı ( Arapçası "siyam" ve " sav" dır. ) nefsi tutmak ve engelemektir.

* Ramazan orucu , Hz. Muhammed'in (s.a.v) Medine'ye hicretinden bir buçuk sene sonra , Şaban ayının onuncu günü farz kılınmıştır.

* Orucun farz oluşu Kur'an , ( Oruç size farz kılındı... ( Bakara , 183 ) Hz. Muhammed'in sünneti , İslam alimleri ve ümmetin fikir ile ( icma ) kesindir.


Oruca Niyet

* Oruca kalben ( bilinç olarak ) niyet etmek yeterlidir.

* Oruç için sahura kalkılmış olması da otomatik olarak bir niyettir.

* Niyetin dil ile de yapılması sünnettir.

* Niyetin vakti , güneşin batışından kaba kuşluğa (öğle namazına yarım saat kala ) kadardır. Bundan sonra niyetlendirilemez.

* Ramazan orucu için bir önceki günün iftarından itibaren niyet edilebilir.

* Ramazan'da her günün orucu için ayrıca niyet edilmesi gerekir. Örneğin , Ramazan ayının başında " Niyet ettim bütün Ramazan'ı oruçlu geçirmeye " tarzında bir niyet geçerli değildir.

* Oruçlu bir kişi orucunu bozmaya niyet etse ve fakat bu niyetini gerçekleştiremese , sadece bozma niyetiyle orucu bozulmuş olmaz. Yiyip içmesi şarttır.

* Ramazan gününün sabah saatlerinde bayılan bir kişi öğle namazı vaktinden önce kendisine gelip, oruca niyet ederse bu niyet geçerlidir.

* Orucun geçerli olabilmesi için niyetin çok net ve kesin bir biçimde " ALLAH rızası " olması gereklidir. Rejim , sağlıklı olmak , zayıflamak gibi düşüncelerde tutulan orucun İslami olarak bir geçerliliği ve değeri yoktur.

* Bir kişi , Ramazan ayında ve Ramazan olduğu bildiği halde kararsız kalsa ve oruca da yiyip içmeye de niyet etmemiş bulunsa , tercih edilen görüşe göre , bu kişi bu kişi oruçlu sayılmaz.

* Bir kişi , geceden oruç için niyet etmiş ve sonra da fecrin doğuşundan önce bu niyetinden vazgeçmiş olsa , oruçlu sayılmaz.


Orucun Vakti

* Orucun vakti , ikinci fecirden başlayarak güneşin batışına kadar devam eden süredir.


* Fecrin doğuşunda şüpheye düşen kişi yiyip içmeyi bırakmalıdır. Fakat yiyip içerse orucu yine de geçerlidir. Daha sonra fecrin doğduğunu kesin olarak bilirse o orucu kaza etmesi gerekir.

* Güneşin batışını kesin olarak bilmeyen kişi iftar edemez. Şüphe ile hareket ederek iftarını açarsa o orucu kaza etmesi gerekir. Güneşin batışından önce orucunu açtığı kesin olarak anlaşılırsa ayrıca kefaret de ( 60 gün aralıksız ) gerekir.


Oruç Kimlere Farzdır?

* Müslüman ve buluğ çağına girmiş olan herkes.

* Sağlığı yerinde olanlar.

* Yolculuk halinde ( 90 km ve daha uzun mesafeler ) bulunmayanlar.

* Hayız ve nifas halinde bulunmayan hanımlar.


Orucu Bozan Şeyler

* Yiyip - İçmek orucu bozar.

* Cinsel ilişki orucu bozar.

* Çiğnenmemiş ve tatlı bir sakızı çiğnemek orucu bozar.

* Unutma sonucu yiyip - içmekte olan bir kişiye, oruçlu olduğu hatırlatılmasına rağmen , o, aldırmayarak yiyip - içmeye devam ederse orucu bozulur.

* Hata ve dikkatsizlik sonucu yiyip - içmek orucu bozar. Abdest alırken , dikkat etmeyip , boğazından su kaçırmak gibi. Dikkatsizlik sonucu kar - yağmur tanesi yutmak gibi.

* Bir ağız içi kanaması sonucu ortaya çıkmış olan kan , yutulduğu takdirde tükrüğe eşit ya da daha fazla miktarda ise orucu bozar. Çektirilen diş için de aynı şey geçerlidir.

* Ağızdan içeri giren gözyaşı ve ter bir - iki damladan fazla ve sakınılabilecek miktarda ise orucu bozar.

* Ağza alınan renkli bir şeyden ( iplik gibi ) ötürü tükrüğün rengi değişmiş ise bu tükrük yutulduğu takdirde oruç bozulur.

* Susam ya da buğday tanesi gibi bir gıda maddesi çok küçük olmasına rağmen orucu bozar.

* Mideden gelen isteğe bağlı kusuntu en az ağız dolusu veya daha fazla ise , yutulduğu takdirde oruç bozulur.

* Burna ve kulağa ilaç damlatmak orucu bozar.

* Kendiliğinden gelen bir kusuntu ağız dolusu olup da isteyerek geri çevrilmiş ise bu , orucu bozar.


Oruca Zarar Vermeyenler

* Oruçlu bir kişinin su ile ıslatılmış bir misvakı kullanılmasında herhangi bir sakınca yoktur.

* Oruçlunun Ramazan'da serinlemek ve ferahlamak amacıyla ve su yutmamaya özen göstermek şartıyla banyo yapmasında bir sakınca yoktur.

* Oruçlunun gül,misk v.b.güzel kokulu bir şeyi koklamasında herhangi bir sakınca yoktur.

* Ağzı çalkaladıktan ve tükürdükten sonra ağzın içinde kalan yaşlık oruca zarar vermez.Bunun tükürükle beraber yutulmasında bir sakınca yoktur.

* Ağız içi kanama sonucu ortaya çıkan ve tükürükten az olan kan orucu bozmaz.

* Gözyaşı ya da ter bir iki damla gibi az miktarda yutulmuşsa orucu bozmaz.

* Havada dağılan bir duman,toz-toprak,öğütülen veya tokmakla dövülen bir şeyden kalkan toz orucu bozmaz.

* Dişlerin arasında kalan yemek kırıntıları orucu bozmaz. Burada ölçü, bir nohut tanesi büyüklüğüdür.(Böyle bir kırıntı,ağızdan çıkarıldıktan sonra tekrar yutulursa orucu bozar.)

* Mideden gelen kusuntu tekrar yutulmuş ise ağız dolusu olmadığı takdirde orucu bozmaz.

* Kaza eseri kulağa kaçan su orucu bozmaz.

* Normal bir deri dokusundan, doğal yollarla içeriye sızan sıvılar orucu bozmaz.( su,krem,güneş yağı v.b )

* Göze damlatılan sıvı ve ilaçlar orucu bozmaz.

* Derideki bir yaraya konan ilaç, içeriye sızsa da orucu bozmaz.

* Hastalık yada benzer bir nedenle ve elde olmaksızın gerçekleşen kusma (ne miktarda olursa olsun)oruca bir zarar vermez.

* Enjeksiyon (iğne) yaptırmak orucu bozmaz.

* Oruçlu bir kişiye, dışarıdan kan verilmesi onun orucunu bozmaz.


Orucun Sünnetleri

* Sahur yemeği yemek sünnettir. Bu yemeği gecenin sonuna kadar geçiktirmek de sünnettir.

* Orucu akşam ezanı okunur okunmaz açmak sünnettir.

* İftar sırasında aşağıdaki duanın yapılması sünnettir. " ALLAH'ım! Senin rızan için oruç tuttum. Sana inandım. Sana güvendim. Senin rızkınla orucumu açtım. Ey bağışlaması bol olan Rabbim! Beni , ana - babamı ve müminleri hesap gününde bağışla! "

* Orucu hurma ile o yoksa su ile açmak sünnettir.

* Oruç sırasında faydasız veya günah oluşturacak her türlü sözden sakınmak sünnettir.

* Oruca kalp ( bilinç ) niyetinin yanı sıra dil ile de niyet etmek sünnettir.
Logged

Desteğinizle Büyüyen Forum - Reklamcıklar



Youtube videolarını sorunsuz izlemek için tıklayınız.
Logged
« Yanıtla #1 aktif: 09 Eylül 2008, 03:01:36 »
feardotcom
[Yol Gezer]
*



771
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 425

fear and blood


Ynt: Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan

Ramazan ayı nasıl belirlenir?

Ramazan ayının başlayış ve bitişi ile bayram gününün doğru olarak tesbit edilmesi, İslam dünyasında tartışılan en önemli konulardan biridir. Farklı hesaplamalar nedeniyle İslam ülkelerinden bazıları Ramazan'a ve Bayram'a bir gün önce ya da sonra girer. Ramazan, Şevval ve Zilhicce gibi kameri aylara ait hilaller gözlemle tesbit edildiği gibi bunlar astronomik hesaplarla da belirlenebilir. İslamın ilk yıllarında astronomi bilimi ayın hareketleri hakkında kesin ve doğru bilgi verecek seviyede olmadığından Ramazan ayının başlangıcı ile bayram, yeni hilal görülerek tesbit ediliyordu.

Astronomi bu gün kesin sonuçlar vermekte, astronomik hesaplarla çok önceden ayın hareketleri saat, dakika ve saniyesine kadar tesbit edilmektedir. Astronominin bugünkü kadar kesin ve yaygın olmadığı yüzyıllarda bile İslam alimlerinin bir bölümü Ramazanın başlangıcı ile bitiminin astronomik hesaplarla tesbit edilebileceğini ve buna göre oruca başlanıp bayram yapılabileceğini belirtmişlerdir.

Bu gün ise, astronomi ilmi ayın hareketleri hakkında doğru ve kesin bilgi verecek seviyeye gelmiş, kameri aybaşlarının tesbitindeki şüpheler ortadan kalkmıştır. Ramazan ve bayram hilallerinin tesbiti için yapılan gözlemler de astronomik hesapların doğruluğunu göstermiştir.

İster hilali görerek, ister astronomik hesaplarla olsun amaç, Ramazanın başlangıç ve bitiş günleri ile bayram tarihlerinin doğru olarak belirlenmesidir.

İslam, ilim ve tecrübeye büyük önem vermiş, İslam bilginleri ilmin hemen her dalında olduğu gibi astronominin gelişmesinde de değerli çalışmalar yapmışlardır. Durum böyle olunca, ayın ve güneşin hareketleri hakkında kesin bilgiler veren ve pek çok kolaylıklar sağlayan astronomiden oruç vaktinin belirlenmesinde ilme büyük değer veren bir dinin mensupları olan müslümanların yararlanması gerekmez mi?

Astronomik hesaplarla kameri ayların tesbiti, bu gün ortaya atılmış bir görüş değildir. Asırlarca öncesinden itibaren bu yolla, Ramazan ve bayramların tesbit edilmesinin caiz olduğu görüşünde olan pek çok İslam alimi geldiği gibi, günümüzdeki ilim adamlarının çoğunluğu da bu görüşü benimsemektedir.

Kaldı ki, namaz vakitleri de ilk zamanlar görünüşe göre güneşin hareketine (gerçekte ise dünyanın güneş etrafında dönmesine) bağlı olarak ışık ve gölge durumlarına göre çıplak gözle tesbit edildiği halde, günümüzde yine kitap ve sünnetteki ölçüler esas alınarak önceden hesapla belirlenip takvimlerde gösterilmektedir.

Günlük orucun başlangıç (imsak) ve bitiş (iftar) vakitlerinin tesbiti de yine güneşe göre namaz vakitlerinde olduğu gibi astronomik hesaplarla yapılmaktadır. Hesapla yapılan bu tesbitleri dileyen kimse, gözlemle de yapabilir.
Logged

Fear Loading...
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Bira Darksites Gothic Gizemli Karanlik - Son istasy10 The ultimate MetalToplist
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
tasarım serkan911 (remphin) | Sitemap | Gothic | Rock - Metal | Korku - İşkence | Fotoğraf Galerisi
istasy10.com en iyi ile 1024x768 çözünürlükte görüntülenebilmektedir.
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!


08 Ocak 2009, 15:09:54

08 Ocak 2009, 15:09:54