+ Gothic Metal Müzik Videoları Korku Resimleri Büyü Cin Din Kültür Sanat Metafizik Kriminoloji  » Kültür & Sanat - Culture & Art » Müzik » Grup & Müzisyen Tanıtımı
 ll_Yasemin Mori_ll

Yolcu Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Ana Sayfa Yardım Son Mesajlar Foto Galeri Flash Oyun Sitemap Trene Bin Kayıt
Sayfa: [1]   Yukarı git
Konu: ll_Yasemin Mori_ll  (Okunma Sayısı 143 defa) Seçenekler Arama
0 Yolcu ve 1 Kaçak Yolcu konuyu incelemekte.
« aktif: 04 Eylül 2008, 10:04:15 »
zakstyle
[Yol Gezer]
*



438
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 344

Ç . A . H . S


ll_Yasemin Mori_ll

Albümü yaparken kendimi öldürdüm”


İlk şarkısı "Aslında Bir Konu Var" internetten yayılıp ünlü olan Yasemin Mori, nihayet beklenen albümü "Hayvanlar"ı çıkarttı. Albüm, sözü ve müziği Mori'ye ait dokuz parçadan oluşuyor.

ALBÜMÜN kapağından tutun da müziğe, sözlere, vokale kadar her şey o kadar oturaklı ki, karşılaştığımız zıpır, hatta hiperaktif gencecik kadının bu albümü çıkardığına pek ihtimal veremiyoruz. Neredeyse, “Hadi ama bu şaka biraz uzadı Yasemin Mori gelsin de konuşalım” diyesi geliyor insanın. Tabii o kadar da densizlik etmedik. Yasemin Mori çok samimi ve ilk albümü” Hayvanlar” ı konuşurken kendini bir kaptırıyor, tutabilene aşk olsun. Konuşurken bazen “Hadi gedelim” gibi cümleler kuruyor. Tamam desek gerçekten kalkıp gidecek. Allah’tan olmaz deyince o da kalıyor ve arada şarkılarını söyleyerek, gülerek, elini kolunu nereye koyacağını bilmeyerek konuşuyor. Bütün sıkıntısı, yaptığı albümü ve kendisini yanlış anlatmamak. Kolay değil elbet, İki senelik bir emek var ortada. Öte yandan liseden beri devam eden bir müzik tutkusu. Ankara ‘82 doğumlu olan Yasemin Mori, “Lisede gruplarda söylüyordum ve müzikte bir şeyler yapabileceğimi anladım. Onu fikir olarak kabul ettim ve üniversitede grafik tasarım okudum. Grafik tasarım çok gene aslında. Bölümde sanat tarihi ve sanatın bütün dalları ile ilgili dersler vardı. Grafik sanatçısı olacağımı düşünmedim. Sanat tarihini bir öğreneyim diye uğraştım” diye anlatıyor.

Daha sonrasında da Bilkent’te Grafik Tasarım Bölümü’ndeki bitirme projesi için bir şarkıyla birlikte kendi çizimlerinin olduğu bir tasarım yapmak isterken Emre Irmak’la tanışmış. O dönemde de İtalya’ya Fabrika’ya gideyim, orada hem tasarım hem müzik hatmederim diye düşünüyormuş. “Ama Emre’yle çalıştıkça burada bir şey üretebileceğimi anladım ve kalmaya karar verdim” diye devam ediyor. Ankara’dan karmaşık şehir İstanbul’a geliyor. “Hayvanlar” çıkmadan önce internetten “Aslında Bir Konu Var” şarkısı yayıldıkça yayılıyor ve genç hanıma haklı bir şöhret ve hayran kitlesi kazandırıyor. Ve “Hayvanlar” la bu şöhret iyice yayılacak. Biz de bazen anlaması zor olan şarkıları ve sözlerini takip ederek sorduk, soruşturduk.

Albümde öyle bir şarkı yok ama ismi “Hayvanlar”, hayırdır?

Hayvanlar bana ayakları yere basmakla ilgili bir fikir veriyor. Daha içgüdüsel ve sezgisel davranmayı düşündürüyor. Bu davranışın bizim devam edebilmemiz için önemli bir şey, doğal olduğuna inanıyorum. Bir yandan da hayvanlar çok güzel yaratıklar. İnanılmaz tonları var, inanılmaz bir uyum içerisinde yaşıyorlar. Her şeye karşı çok uyumlular, doğayı çok güzel kullanıyorlar. Bu bana çok güzel geldi. Hayatımı hep bunun üzerine kurmaya çalışıyorum. Çünkü doğal yol bu. Ama bir taraftan da çok modern bir dünyanın içindeyim. Yani ben bunları gördüm, bunları yaşadım ve olduğu gibi anlattım albümde.

“Aslında Bir Konu Var”. Nedir konu?

Bir konuya girerkenki rahatsızlık aslın da. Böyle bir giriş asla iyi bir konuyu tartışmayı getirmez. Aynen şarkıda olduğu gibi, çünkü şarkının ilerisinde görüyoruz ki dertli biri var. O konu da aslında benim için şöyle: İki taraf var, biri sağ biri sol mesela. Aslında bakarsak hep iki taraf var, iyi kötü, ying yang vb. Bu ikilik bizi var ediyor. Bun dan dolayı acı çekiyoruz. Bir yandan da bizi var eden şey bu. Bunu alıp bunla devam etmek gerek diyorum. Çok acı çektirdiler evet ama ayakta ve iyi durumda kalmayı becerebiliriz.

“Kuzgun”: “İçinde neler var, dünyada üzülmeye değer ne var?” Bir tür nihilist bakış değil mi bu?

Yok nihilist değil. Aslında dünya üz gün olunacak bir yer demeye çalışıyorum. Kabul etmişlik durumu. Dünyada üzgün olmaya değer ne var, evet bir sürü şey var ve ben bunları kabul ediyorum ve teslim oluyorum. Üzgün olmayı kabul edebiliriz, o kadar da kötü bir şey değil. O da bir duygu durumu. Bir problemimiz var, herkes mutsuz ve bir şeylerin yanlış gittiğini düşünüyor ama oradan bir çıkış yolu olmalı. Ben kendi adıma bir çıkış bulmaya çalışıyorum ve bunu başkalarına da hissettirmeyi istiyorum.

Albümde bir sürü yerde ölüm ve ölü geçiyor.

Daha geniş bakabilmek için, kendini öldürmen gerekiyor. Ben ikilem yaşarken hep kendimi öldürmeye çalışıyorum ve yeni bir şekilde doğup, yeni biri olup, başka türlü bakıp insanlara öyle bir şey sunabilirim diye düşünüyorum. O yüzden kendimi öldürüyorum ama her zaman yapacak mıyım bilmiyorum. Bu albümü yaparken kendimi sıklıkla öldürmek zorunda kaldım. Ölüm süreci, senin içinde yaşayıp bitirdiğin bir şey olsun diyorum.

“Arjantin”: “İlk insanlar gibi butları sıyırdılar”. Ne işiniz var Arjantin’de?

Emre lrmak’la stüdyoda müzik yaparken, bir tını bastı ve “Aa Arjantin gibi oldu” dedik. Arjantin ne kadar bize yakın bir yer diye düşündük, sosyal olarak. Bunu tartışmaya başladık. Ben de orayla ilgili güzel bir şey söylemek istedim. Arjantin’de ne oluyor diye düşünüp onun üzerinden yazdım. Aslında bütün dünyadaki sömürü sistemini düşündüm ama bir tek Arjantin’i kullandık şarkıda.

“Aptal”: “İnsanlar biraz vefasız, biraz unutkan ve aptal”. İnsanlara aptal demek ayıp değil mi?

Hiç utanmadım! Bu çok naif bir şarkı aslında. Çok kırılmış bir insanın o kırıklığını anlatmaya çalışması. Hep beraber aptalız ya da ben aptalım diyor. Kendimin de aptal olabileceğimi kabul ediyorum. O şarkıda ben kendimi aptal gibi hissettiğim için kendime konuşuyorum. O aptal dediği insanlar onu bir şekilde kırmışlar, yani vefasız da olabiliyor insanlar.

“Mutsuz Punk”: “Öyle zor öyle zor geliyor ki her yeni gün”. Daha çok erken değil mi?


Mutsuzluk da hayatın bir parçası ve bu şarkılar da tam da öyle hissettiğim bir an da yazıldı. Ama sürekli mutsuz değilim. Yeni gün için hiçbir sebep bulamazken yazmıştım şarkıyı ve daha sonra bu şarkının varlığıyla bir sebep bulmuş oldum. Şarkıya sarıldım yani. Biraz iniş çıkışlı, biraz fazla ruh halliyim yani. Ama ben bunu daha çok yaratıcılık için kullanıyorum. Yani bir albüm yapıyordum ve anlamam gereken her şeyi şimdi anlamalıydım. Kendini toprağın altına göm, oradan çok az bir güneş gelsin, o zaman güneşi nasıl anlatırsın ve onu yaz dedim kendime. Bütün duygularımı anlama süreci gibiydi yani.

“Bırak rock’n roll’u”.

Rock’n roll yapmak eski bir fikir. Geceler ve kızlar da eski fikirler. Başka bir şeyler daha var ve onlar daha önemli. Mesela sanatın kendisi, onu anlamak ve ona yaklaşmaya çalışmak. En iyi şey dünyada bilginin üst üste konması ve paylaşılması. O yüzden bırak rock’n roll’u, gel başka şeyler düşün diyorum ve kendime de söylüyorum bunu tabii ki. Albümü de bu şarkıyla bitirdik zaten.

Grafik tasarımla müzik nasıl birleşiyor? Müzik tasarlanabilir mi, daha çok hislerle ilgili değil midir?

Müziği görsel bir şey gibi düşünüyorum. Müzik kesinlikle hissi bir şey. Ama hissi şeyi yaparken de onu tasarlayabilirsiniz. Mesela vokal yaparken inişlerini çıkışlarını, nasıl bir his vermek istediğimi de ta sanıyorum. Müzikte her şeyin dengede olması da bir tasarım. Koyu renk bir sesiniz varken araya açık renkler atmak, o sesi boyayabilmek ve o dokuyu oluşturmak tasarım benim için.

Albüm çıkar çıkmaz “Genç kadın ozan” denmeye başlandı.

Ozanlık bayağı büyük bir iş. Çok güzel ama insan mesela ozan olma yolunda ilerlemeyi seçebilir. Bu çok uzun bir yolculuk olduğu için, ben şu an o yolculuk süreci hakkında bilgisizim. Çıktım ve keşfederek bulmaya çalışıyorum. .

Asıl Adı Ne?
Asıl adı Yasemin Savgı. Mori, Balkan dillerinde "kız" kelimesi yerine kullanılıyor. Edirne’de yaşayan anneannesi ve arkadaşları Onu çağırırken "Yasemin Mori" diyor. Bu yüzden albüm için Yasemin Mori'yi kullanmayı tercih etmiş.

Nereli / Nerede Yaşıyor?
Yasemin Mori 1982 İstanbul doğumlu ama o küçükken ailesiyle birlikte Ankara'ya taşındı. Okul hayatı Ankara'da geçti. Okulu (Bilkent Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü) bitirdikten sonra İstanbul'a taşındı hala orada yaşamakta.
İki şehrin arasındaki farkı şöyle ifade ediyor: Ankara daha steril bir ortam. İstanbul’daki gibi aceleci olmaya gerek kalmadan, daha rafine üretim yapabiliyorsun. İstanbul’da var olmayı da tecrübe ediyorsun. İki şehrin kendine ait duyguları olsa da Ankara’da daha huzurluydum galiba.

Ailesi /Arkadaşları?
Kendisinden 10 yaş büyük bir ablası var ve müzik konusunda ona ilham veren bir isim.Ablasının müzik arşivlerini dinleyerek büyümüş.Ablasının müzik grubu hakkındaki anılarını ise gülerek hatırlıyor. Bizde ona teşekkür borçluyuz tabi Yasemin Mori'nin müziğe başlamasına sebep olduğu için. Annesi Türk Hava Yolları'ndan emekli , Babası Mimar. Yasemin çok yalnız büyüdüğünü söylüyor anne babası işte ablası ise okuldayken evde zaman geçirmek için şarkı söylemeyi ve resim yapmayı seçmiş. Ailende müzisyen var mı? sorusuna babasının onun yaşlarındayken besteler yaptığı ve annesinin anlattığı kadarıyla güzel bir sesi olduğunu cevabını veriyor. Arkadaşlarına çok bağlı olduğunu ve küçük bir yerde yaşadıkları için birbirleriyle çok şeyler paylaştıklarını söylüyor.

Albüm Hakkında?
Albümdeki şarkıların söz ve müzikleri Yasemin Mori'ye düzenlemeler
Emre Irmak / Ozan Çolakoğlu'na ait.
Bas Gitar: Tarkan Gözübüyük (Pentagram) Bariton Saksafon: Korhan Futacı(DandadaDan) gibi çok önemli isimlerle çalışılmış.
Albüm kartoneti sanıldığının aksine Yasemin Mori'ye değil okuldan tanıdığı Seha Can'a ait. Şarkı sözleri Yasemin Mori'nin kendi el yazısı.

Konser / Canlı Performans

Yasemin Mori'nin amatör olarak ilk sahneye çıkışı Roxy de olmuş(RollingStone röportajında 2005'in ilk ayları deniliyor). Daha sonra üniversiteden hocası Zafer Aracagök'ün proje bazlı konserinde bir kaç şarkıya eşlik etmiş.Hocasının grubunun adı "Sıfır" ve yayınlanmış 2 albümü var.
Ve hepinizin bildiği Masstival performansı tabi Yasemin Mori biraz heyecanlı da olsa keyifli bir konser vermişti. (Albüm çıktı yeni konserler bekliyoruz efenim)Bu isteğimize neden karşılık veremediğini ise : "Türkiye her dakika konser verebileceğin kültür sanat ortamı mevcut değil henüz. Yaz dönemindeyiz, konser verilecek mekânlar belli, çoğu da ayırtılmış durumda." Diyerek özetliyor.

Ne dinler?
Daha önce de belirttiğim gibi ablasının arşivini dinlemeye başlamış önceleri.
Queen'in 'Bohemian in Rapsody' şarkısının kendisi için bir dönüm noktası olduğunu, ayrıca Pink Floyd,Jim Morrison,The Smiths,Blonde Redhead,The Cure ,The Beatles gibi isimleri de dinlediğini. Türkiye'den ise Çilekeş, DANdadaDAN, Sagopa Kajmer ve son zamanlarda Mira'yı çok beğendiğini söylüyor.
Cover yapmak istediği bir parça olup olmadığı sorulunca ' Love Will Tear Us Apart ' ı söylemek isterim tabi diyor. Ve ekliyor: Kendi dilimiz varken ve kendi dilimizi kullanarak yeterince şeyi anlatabiliyorken başka bir dili tercih etmenin çok da lüzumlu olmadığını düşünüyorum.

Müzik Piyasası?

"Türkiye'de ezbere dayalı bir sistem geçerli diyor. O yüzden yeni ve iyi şeye çok az rastlıyorsun, yeni ve vizyonu geniş şeylere rastlamak çok zor."
Kendisinin bu piyasadaki rekabet ortamı hakkında ne düşündüğü sorulduğunda ise: Ben işimi işi yaptığım sürece burada var olurum. Öyle bir şeyin içinde hissetmiyorum kendimi. Diyor. (Yasemin Mori'nin dediği gibi sürekli kendini yineleyen müzik piyasasına yeni bir soluk getirdiği içinde biz ona minnettarız.)

Grup?
Lise yıllarında birlikte müzik yapacak insanlar aramış bir kaç gruba katılmış ama hepsinin kendi besteleri varmış ve onları söylemek zorunda kalmış kendini hiç ait hissedememiş O kendi bestelerini söylemek istiyormuş.

Enstrüman Çalıyor mu?

Röportajlarında küçükken babasının ona bir org aldığını ve onla ilk bestelerini yaptığını söylüyor. "Biraz da gitar çalarım ama ben hep sesim üzerinde yoğunlaştım" diyor.

Beste?
İlk bestelerini ortaokul yıllarında yapmaya başlamış. Ama onlar çok kötüydü diyor sevimli
Sonra besteleri yaptıkça Emre'ye göndermiş o düzeltmeleri yapıp Yasemin Mori'ye geri yollamış. Bir süre böyle gitmiş Yasemin'in İstanbul'a taşınmasıyla kaotik ortam yaratıcılığını tetiklemiş... sevimli
Besteleri enstrümanla mı yaptığı sorulunca: değişiyor bazen enstrümanla bazen bir anda şarkıyı söylemeye başlıyorum. Bazen düşünüyorum ve tamamen bir konsept bulup onun üzerine gidiyorum her çeşit şekilde çalışıyorum diyor.

Burcu ne ki?
Ben pek anlamam ama burçlardan sevimli Yasemin hanım balık burcuymuş buradan da 19 Şubat - 20 Mart tarihleri arasında doğduğu çıkıyor.Burcunun özelliklerini taşıdığını söylüyor ve kendini ; "Heyecanlı ve enerjik biriyim. Bazen çok duygusalım, bazense duygudan eser yok. Ben değişimlere kendimi bırakıp bir nevi hayatın içinde akıyorum." Diye tanımlıyor.


Fotoğraflarını merak edenler ..Linki verdim isteyen baksın !!





« Son Düzenleme: 04 Eylül 2008, 10:31:52 Gönderen: Remphin » Logged

Her Hakkım Saklıdır®™
|l|lllll|lll||ll||lll
²¹°¹³²¹³ °¹²¹³¹³
Desteğinizle Büyüyen Forum - Reklamcıklar



Youtube videolarını sorunsuz izlemek için tıklayınız.
Logged
« Yanıtla #1 aktif: 04 Eylül 2008, 14:39:41 »
zakstyle
[Yol Gezer]
*



438
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 344

Ç . A . H . S


Ynt: ll_Yasemin Mori_ll

bi foto daha
 
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Bira Darksites Gothic Gizemli Karanlik - Son istasy10 The ultimate MetalToplist
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
tasarım serkan911 (remphin) | Sitemap | Gothic | Rock - Metal | Korku - İşkence | Fotoğraf Galerisi
istasy10.com en iyi ile 1024x768 çözünürlükte görüntülenebilmektedir.
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!


02 Ocak 2009, 06:27:13

02 Ocak 2009, 06:27:13